>>"/> AlsahBlog / Güldeste
13 03 2006

ATATÜRK'LE İLGİLİ LİNKLER

  Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları     FOTOĞRAFLARLA ATATÜRK               ATATÜRK ile İLGİLİ LİNKLER www.ataturk.net Hayatı, ilkeleri, fotoğrafları www.ataturk.org İlke ve inkılapları www.kronoloji.gen.tr Atatürk'ün hayatı www.ataturk2000.net Hayatı, fotoğrafları, devrimleri ... www.turkishnews.com/Ataturk İlkeleri, devrimleri, anıları www.ataturk.com Hayatı, devrimleri, reformları, dünyadaki yeri www.ada.net.tr/ataturk Fotoğraflarla Atatürk www.canakkale.gen.tr Çanakkale Savaşları ataturk.turkiye.org Atatürk Kütüphanesi www.geocities.com/bilbik2001/anasayfa.htm Atatürk ve Çeşitli Resimler www.atam.gov.tr Atatürk Araştırma Merkezi www.ataturkslife.cjb.net Atatürk'ün hayatı (İngilizce olarak) www.columbia.edu/cu/tsa/ata/halman.htm Ölümsüz kahraman Atatürk (İngilizce) www.tsk.mil.tr/anitkabir/index.html Anıtkabir Web Sitesi www.kurtulus.gunlugu.com Kurtuluş Savaşı ve Atatürk www.tbmm.gov.tr/tarihce/Ataturk.htm Atatürk'ün Meclis Açılış Konuşmaları yunus.hacettepe.edu.tr/~ebb274/grup7/ilkeler.htm Atatürk İlkelerine genel bakış www.demokrasivakfi.org.tr/ataturk/index_tr.html Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti egitek.meb.gov.tr/uretim/atacd/atacd.htm Atatürk Resimleri web.bir.net.tr/muzafferk/ataturk1.html Atatürk Resimleri... Devamı

13 03 2006

İSTANBUL FETVASI [ 1 ]

İSTANBUL FETVASI [ 1 ]                "Millî Mücadelede din ve din adamlarının iki zıt şekilde dâvaya karışmasını gösteren bu fetvaları, kendilerine has üslûba dokunmadan Türkçeleştirerek okuyuculara sormak isteriz."[ 1 ] İSTANBUL FETVASI                Sultan Vahidettin'in bir "Hatt-ı Hümayun"u ve hükûmetin bir bildirisi ile birlikte 5 Nisan 1920 günü yayınlanıp dağıtılan ve Şeyhülislâm'ın imzasını taşıyan "Fetvây-i Şerife" aynen şöyledir:                "Dünya nizamının sebebi olan İslâm halifesi ( Yüce Tanrı onun hilâfetini kıyamet gününe kadar sürdürsün ) hazretlerinin idaresi altında bulunan İslâm beldelerinde bazı şerir şahıslar aralarında birleşip ve kendilerine reisler seçerek padişahın sadık teb'asını hileler ve tevrizler ile kandırmaya ve yoldan çıkarmaya, padişahın yüksek emirleri olmadan ahaliden asker toplamaya kalkışıp, görünüşte, görünüşte askerî iaşe ve teçhiz bahanesiyle ve gerçekte mal toplama sevdasıyla kutsal şeriata ve padişahın emirlerine aykırı olarak bir takım salma ve vergiler kesip, çeşitli baskı ve işkencelerle halkın mallarını ve eşyalarını yağmalamak ve bu yoldan Tanrı'nın kullarına zulmedegelmeye ve suçlar işlemeye, memleketin bazı köyleri ve bölgelerine hücum ile tahrip, yerle bir etmek, padişahın sadık teb'alarından nice masum kimseleri katl ve masum kanlarını döktükleri, müminlerin emîri olan padişah emrinde bulunan bazı dinî, askerî ve mülkî memurları kendi başlarına azil ve kendi hempalarını tâyin, hilâfet merkezi ile memleketin ulaştırma ve haberleşme yollarını kesmek, devletçe gönderilen emirlerin yapılmasını yasaklamak, hükûmet merkezini diğer bölgelerden ayırmak suretiyle halifelik otoritesini kırmak ve zayıflatmak maksadıyla yüksek halifelik makamına ihanet etmek sur... Devamı

13 03 2006

MAKALELER

MAKALELER Ahmet Taner KIŞLALI 'nın yazıları..."Biz, asıl suçluyu bir kenara bırakıp suçsuzlarla uğraşıyoruz! Evet... Bugünkü ortamın tek suçlusu Atatürk'tür!.." Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği Ahmet Taner KIŞLALI Atatürk Diktatör müydü? Ahmet Taner KIŞLALI Kadınsız Demokrasi Ahmet Taner KIŞLALI "Niçin Kemalist'im?" Ahmet Taner KIŞLALI Kemalizm ve Kadın Ahmet Taner KIŞLALI Sürü müyüz, Ulus mu? Ahmet Taner KIŞLALI Kemalizm Nedir? Ahmet Taner KIŞLALI Aşağılık Duygusu... Ahmet Taner KIŞLALI Türkçe'den Utananlar! Ahmet Taner KIŞLALI Evet, Atatürk Suçludur!.. Ahmet Taner KIŞLALI "Atatürk'e Evet, Ama Yaptıklarına Hayır!" Ahmet Taner KIŞLALI Müslümanlık ve Çağdaşlaşma Ahmet Taner KIŞLALI 'Onlar''dan Sorular... Ahmet Taner KIŞLALI Yanlışlıklar Trajedisi!.. Ahmet Taner KIŞLALI Köy Enstitüleri Yeniden Açılmalı! Ahmet Taner KIŞLALI Neyin Yıldönümü? Ahmet Taner KIŞLALI Düş ve Gerçek Ahmet Taner KIŞLALI Yarın 10 Kasım Ahmet Taner KIŞLALI Nereden Nereye? Ahmet Taner KIŞLALI Meryem Ana'nın Yıldızları Ahmet Taner KIŞLALI Kemalizm ve Din Ahmet Taner KIŞLALI Atatürk ve Din (1) Ahmet Taner KIŞLALI Atatürk ve Din (2) Ahmet Taner KIŞLALI Tek Parti ve Demokrasi Ahmet Taner KIŞLALI Akılsız Dostlar mı, Yoksa Akıllı Düşmalar mı? Ahmet Taner KIŞLALI Yılan Hikâyesi mi, Yoksa Hikâyenin Yılanı mı?! Ahmet Taner KIŞLALI 75. Yılın Anlamı! Ahmet Taner KIŞLALI Ne Demişlerdi, Ne Diyorlar? Ahmet Taner KIŞLALI Paris'te 10 Kasım Ahmet Taner KIŞLALI Tunus'un Kemalistleri Ahmet Taner KIŞLALI CHP, Nâzım ve Atatürk Ahmet Taner KIŞLALI Küreselleşme ve Kemalizm Ahmet Taner KIŞLALI Colomb'un Yumurtası: Kadınlar! Ahmet Taner KIŞLALI "Türban" Sorununa Çözüm Ahmet Taner KIŞLALI Hangi Yaşar Kemal? (2) Ahmet Taner KIŞLALI "Em Ef Öööööö!" Ahmet Taner KIŞLALI Balo Maskesiz Olsun! Ahmet Taner KIŞLA... Devamı

13 03 2006

ZEYNEBİME ŞİİRLER/ JULİDE GÜLİZAR

ZEYNEBİME ŞİİRLER Bugün On Kasım ZeynepKapkara bulutlar dolaşır üstümüzdeKapkara rengince uğursuzBayrakları yarıda unutmuşuz. On Kasım'ı bilir misin çocuğumYıllar yılı bir kara gün oldu bize,Bakma bugünkü halimizeBiz ağlamasını bilemezdik evvel,İçimizden kan gitse... Bir milletiz şimdiYedisinden yetmişine yas tutanDerdimiz öyle büyük devamız öyle az kiNasıl dindirilir gözyaşlarımızÖz ağlamasa göz ağlamaz ki... ...Sen Mustafa Kemal'i tanıyamadınGörmedin masmavi gözleriniO da sencileyin bir çocuktu vaktiyleAltın gibi saçları vardı ZeynepKalbi dersen öylesine... Bir tarlada öğrenmişti vatan bekçiliğini,Kargaları kovalıya kovalıya MustafaYel eser gün vurur akşamlara dekKavrulur yanardı elleriGün ortasında... Bugün On Kasım ZeynepKapkara bulutlar dolaşır üstümüzdeKapkara rengince uğursuzBak... Bir emir gelmiş te ellerimizeBayrakları yarıda unutmuşuz...   Jülide Gülizar Devamı

13 03 2006

İki Şiir: "Atatürk'ü Duymak" "Resim"/ Behçet NECATİGİL

ATATÜRK'Ü  DUYMAKUlu rüzgarlar esmedikçe,Yaşamak uyumak gibi.Kişi ne zaman dinç?Dalgalanırsa bayrak, bayrak gibi.Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik,Ekmek olmak için önceBuğday olmak gibi.Silinir sözlüklerden sen hatıra geldikçeCılız sözler: usanmak, yorulmak, durmak gibi.Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene,Bir ışık-kaynak gibi.En yakınlar zamanla fersahlarca uzak gibi;Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüzDaha da yakınsın, daha da sıcak.Bıraktığın toprak gibi.Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz:Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi.Ancak senin havanda sağlıklar, esenlikler;Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi...                               ~ Behçet NECATİGİL ~   RESİMHer günEnginlerden enginYücelerden yüceBir duygu sarar biziBu sınıfa girince.Yanda, bir uçtan bir uca.Mavi denizOdanın içinde güneşleri bulunca.Isınırız.Enginlerin engini deniz olsaDeniz ufak!Yücelerin yücesi güneş olsaGüneş küçük!İlk günü gördük, nerden geldi:DuvardaydıDenizleri, güneşleriKüçülten büyüklük.Kürsünün üstünde bir resim:Gözleri denizlerden maviBakışları güneşlerden sıcak.Dört mevsim.Kürsünün üstünde:Atatürk'üm, arkasında al bayrakKolları kavuşturmuş göğsünde.Bu resimle başlar bizim günümüzKarşımızda Atatürk'ü gördükçeKıvançla dolar, taşar gönlümüz.Öğretmenimizin kürsüdeVerdiği dersiDinler bizimle birlikteAtatürk'ün resmi.Çalışkanız, çünküÇalışıncaBakarız, Atatürk güldü.Bir yanlışlık yapsakBulutlanır gözleriAnlarız Atatürk üzüldü.Gelsek kürsünün dibineGörür biziEğilince.Kalksak, gitsek gerilereOtursak arkalarda;Başımızı kaldırmadan duyarız:Atatürk orada.Öteki odalardaBaşka başka resimleri Ata'mın.Atatürk'üm artık ömrüm oldukçaBu resminle karşımdasın!Yok hiç birindeBundaki tılsımDeğişen çizgilereCanlı gibi bu resim.Öyle canlı ki sanırımBe... Devamı

13 03 2006

ON KASIM'LARDA YÜRÜMEK/ Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

ON KASIM'LARDA YÜRÜMEKAtatürk'üm işte 10 Kasım yineDalgalanır ağaçlarla oğullarDalgalanır oğullarla ninelerDalgalanır ninelerle genç kızlarÖzlemin ta yüreğime işlemişSeni bulmak, seni görmek için benBütün toprakaltıyla barışacağım ..Ereceğim sana usta, barışta, başarıdaÖyleGüçlüsün kiGüçleneceğimÖyle yücesin ki, yüceleceğimDüşüne düşüne seni kocaman kocamanDağlara, dağlara karışacağım ..Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmazÇağlar upuzun allığı yüreğimde ülkününSanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıtSanki ellerim geceSanki ellerim gündüzYazacağım seni daha, bir dahaBen senin ölümünle yarışacağım ...                               ~ Fazıl Hüsnü DAĞLARCA ~ Devamı

13 03 2006

Yıkın Heykellerimi/ Süleyman APAYDIN

Yıkın Heykellerimi   Ey milletim Ben Mustafa Kemal'im Cagin gerisinde kaldiysa düsüncelerim Hala en hakiki mürsit degilse ilim Kurusun damagim dilim Özür dilerim Unutun tüm dediklerimi Yikin diktiginiz heykellerimi Özgürlük hala En yüce deger Degilse eger Prangali kalsin diyorsaniz köleler Unutun tüm dediklerimi Yikin diktiginiz heykellerimi Yoksa cagdas medeniyetin bir anlami Ortacaga tasimak istiyorsaniz zamani Bas taci edebiliyorsaniz Sanatin icine tüküren adami Unutun tüm dediklerimi Yikin diktiginiz heykellerimi Yetmediyse acisi siddetin savasin Anlami kalmadiysa Yurtta sulh dünyada barisin Eger varsa ödülü silahlanmayla yarisin Unutun tüm dediklerimi Yikin diktiginiz heykellerimi Özlediyseniz fesi peceyi Aydinliga yegliyorsaniz kara geceyi Hala medet umuyorsaniz Sihtan seyhten dervisten Sifa buluyorsaniz Muskadan üfürükcüden Unutun tüm dediklerimi Yikin diktiginiz heykellerimi Esit olmasin diyorsaniz kadinla erkek Karacarsafa girsin diyorsaniz Yobazin gazabindan ürkerek Diyorsaniz ki okumasin Kadinimiz kizimiz Budur bizim alin yazimiz Unutun tüm dediklerimi Yikin diktiginiz heykellerimi Fazla geldiyse size Hürriyet cumhuriyet Özlemini cekiyorsaniz Saltanatin sultanin Hala önemini anlayamadiysaniz Millet olmanin Kul olun Ümmet kalin Fetvasini bekleyin sayhül islamin Unutun tüm dediklerimi Yikin diktiginiz heykellerimi RAHAT BIRAKIN BENI   Süleyman Apaydın BEN MUSTAFA KEMAL'İM Ben Mustafa Kemal'im,Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,Hala en hakiki mürşit değilse ilim,Kurusun damağım dilim,Özür dilerim, Unutun tüm dediklerimiYıkın diktiğiniz heykellerimi.. Özgürlük halaEn yüce değerDeğilse eğer,Pırangalı kalsın diyorsanız köleler, Unutun tüm dediklerimiYıkın diktiğiniz heykellerimi.. Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı,Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,Baş tacı edebiliyorsanızSanatın içine tüküren adamı, Unutun tüm dediklerimiYıkın diktiğiniz heykellerimi.. Yetmediyse acısı şiddetin, sava... Devamı

12 03 2006

ATATÜRK VE ÇAĞDAŞ TÜRK KADINI

ATATÜRK  VE ÇAĞDAŞ TÜRK KADINI                                " Şuna inanmak lazımdır ki , dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir ".                                                                                                                                               K.Atatürk   Yunanlılar 20 temmuz  1921'de Eskişehir'den doğuya yani Sakarya istikametinde  harekete geçmişlerdir.Bu dönem Atatürk içinde Türkiye içinde çok önemlidir. Atatürk, millet olarak maddi ve manevi nesi varsa ortaya dökmüştür.TBMM hareket halindedir.Muhalefet her gün daha da artmaktadır.Hükümet Merkezi'nin Kayseri'ye nakli hazırlıkları başlamıştır. Ülke ve millet işte böyle karmaşık, cidden buhranlı bir dönem yaşarken sanki tamamen normal bir barış dönemi havası içindeymişcesine, Atatürk "Türkiye Muallimler Kongresi" ni toplar. Türk insanına verilecek "Milli Terbiye" nin esaslarını tespit eder. Böylece Türk kadınının gelecekte alacağı statü de ilk kez tayin edilmiştir.  Osmanlılardan kalma bir seçim kanunu vardır.Bu yasa ve ilk anayasamız yirmi bin erkek nüfusa bir mebus seçilmesini emreder. Erkekler... Devamı

12 03 2006

ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA/ Cahit KÜLEBİ

  ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA ..................................... Ne bulutlar gitti, ne padişahlardan bir haber geldi. Kemal Paşa derler bir yiğit vardı. Bu sefer de millet türkülerle Kemal Paşaya haber saldı. - V - Kemal Paşa, yenilmez yiğit, şanlı komutan! Savaş girer gibi yetiş bize! Yetiş bize, çöllerde bile olsan! İnanç doldur, güç doldur içimize! Bin kere yurdumuzu kurtaran! Bir görseydin ağlardın hâlimize! Kuşun kanadında türküler Kemal Paşanın gönlüne vardı, Cevabından önce kendi geldi. - VI - Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı, Selâm durdu kayığı, çaparı, takası, Selâm durdu tayfası. Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman, Duman değildi bu! Memleketin uçup giden kaygılarıydı. Samsun limanına bu gemiden atılan Demir değil! Sarılan anayurda, Kemal Paşanın kollarıydı. Selâm vererek Anadolu çocuklarına Çıkarken yüce komutan, Karadeniz'in hâlini görmeliydi. Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar Kalktı takalar, İzin verseydi Kemal Paşa Ardından gürleyip giderlerdi. Erzurum'a kadar. Bu ne inançtı ki, Kemal Paşa Atının teri kurumadan Sürüp geldin yeni yeni savaşların peşinde - VII - Bir selâm gibi gitti Erzurum'a, Bin selâm gibi geldi Sivas'a Erzurum'dan. Dağlar alçaldı yol vermeğe, Temizlendi ılkımından karından. Analar, bacılar yola döküldü, Cephane taşıdı arkasından. Irmaklar suyundan faydalandı, Ağaçlar dalgasından. Yer gök inledi bir yol daha Kurtuluş savaşından. ..................................... Düşman koymuş meydanları kaçıyordu. - XI - Kattı Kemal Paşa'nın ordusu düşmanı uğruna Pişman eti anasından doğduğuna. Çevirdi Sakarya, çevirdi süvariler, Veryansın etti topçu, Veryansın etti piyadeler. Kattı Kemal Paşa'nın ordusu, sürdü gitti, Yetiştikçe vurdu düşmana. Hayın düşman sarhoş gibi sallana sallana On beş günde İzmir'i dar bu... Devamı

22 02 2006

'Tam İnsan' Atatürk/ Bertan ONARAN

Atatürk Şiirleri, Hakkında Yazılanlar, Yazdıkları, Söyledikleri... GÜZELİN ARDINDA/ BERTAN ONARAN  ==================================================   'Tam İnsan' Atatürk Gazetelerde okumuşsunuzdur: Zıpçıktı bir Amerikalı, Mussolini, Hitler gibi dünyanın paylaşımında görev almış gönüllü katillerle falan yarıştırmış, topu topu bir sayıyla geçirip dünyanın en büyük önderi seçmişti. Sağ olsun, henüz satılmamış bir Türk aydını, Prof. Dr. İlknur Güntürkün Kalıpçı yapılması gerekeni yapmış, elinin altındaki bütün yapıtları tarayarak Büyük Önder'le ilgili en çarpıcı, en sıradan anıları derlemiş. Aslında hepsini anımsatmak isterdim size, ama yerim dar, ister istemez seçeceğim. ''Çankaya'dan Meclis'e gelirken yol üstünde tek bir iğde ağacı varmış; Atatürk , onun önünden geçerken arabasını durdurup iner, selam verirmiş. Neden böyle yaptığı sorulunca: 'Ee' , demiş, 'o, yediğim meyvenin, sığındığım gölgenin, soluduğum havanın bir neferi. En az öbür neferler kadar bunun da selama hakkı var.' Bir gün bir de bakıyor, ağaç kesilmiş. Yolu genişletmek için kesmişler. 'Yahu' , diyor, 'bana sorsaydınız o ağacı kurtaracak yol bulurdum.' Sonra dayanamıyor, arabaya biniyor, sürücüyle arkadaşının önünde, hüngür hüngür ağlıyor.'' *** ''Söğütözü'nde dinlenmeyi pek severmiş: 'Ah, şurada bir kulübem olsa' dermiş. 'İyi de kulübe yapılırken buradaki ağaçlar ne alacak?' 'Aman Paşam, bunlar söğüt ağacı, o gönülsüz ağaçtır, söker başka yere dikeriz, mutlaka tutar.' Bir an düşünmüş, sonra: 'Buradaki ağaçları kendi ellerimle sökeceğim, kendi ellerimle dikeceğim, tuttuklarını göreceğim, o zaman kulübenin yapımına izin veririm.' Bir gün tarım mühendisi Tahsin Coşkan 'ı yanına alıp bir yere götürür, buraya giderini kendi cebinden karşılayarak bir orman çiftliği kurmak istediğini söyler: Gösterdiği yer bataklıktır, sivrisinek kaynamaktadır, hayvan leşleriyl... Devamı

17 02 2006

Atatürk'ün Müziğe Bakışı/ AYTAÇ YALMAN

Aatürk çoksesli müziğin ulusun gelişmesi ve katkıda bulunacağına inanıyordu.   'Bir ulusun değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği algılayabilmesidir' Atatürk'ün müziğe bakışı 'Bir toplum kanunlarla, birtakım önlemlerle başka bir kültüre intibak ettirilebilir. Harfleri değişir, şapkası değişir, kılık kıyafeti değişir, fabrikaları yapılır, senfoni orkestraları kurulur, böylece toplum Batılılaşır.' AYTAÇ YALMAN Modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Ulusal Kurtuluş Savaşımızın eşsiz lideri, mazlum milletlerin umut ışığı, öldükten sonra da ilkeleri canlı kalabilen Mustafa Kemal Atatürk , kuşkusuz asrın lideri olabilme başarısını gösteren tek devlet adamıdır. Bugün, yaşadığımız gerçekler karşısında, onun ateşlediği devrimci hareketin ne kadar büyük, ne kadar saygın ve ne kadar onurlu olduğunu daha iyi anlıyor ve onu büyük bir özlemle arıyoruz. Bugün sizlere büyük Atatürk'ün farklı bir özelliğini, sanata ve kültüre bakışını bir insan ve bir devlet adamı olarak, özellikle müzik konusundaki düşünce ve hizmetlerini ifadeye çalışacağım. Atatürk'ün genel anlamda müziğe bakışını şekillendiren üç özellik; insan sevgisi, ulus sevgisi ve çağdaşlıktır. Cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleştirilen Türk müzik devriminin ancak ulusal değerler korunarak evrensel normlar ile çağdaşlaşabileceği görüşü benimsenmiş ve bu yönde çalışılmıştır. Bugün bu alanda kazandığımız değerler, Cumhuriyetin, ilk yıllarındaki Türk müzik devriminin olumlu sonuçlarıdır. Atatürk'ün sanata bakışını değerlendirmeden önce Batılılaşma felsefesi üzerindeki düşüncelerine kısaca değinmekte fayda görüyorum. Atatürk'ün Batılılaşma felsefesi ile sosyologların kültür teorileri arasındaki ayrılık bugün bile tartışılmaktadır. Atatürk'ün inandığı husus; ''Bir toplum kanunlarla, birtakım önlemlerle başka bir kültüre intibak ettirilebilir. Harfleri değişir, şapkası değişir, kılık kıyafeti değişir, fabrikaları yapılır, senfoni orkestraları k... Devamı

07 01 2006

Blog: Türk Şiiri, Şairler; "Şiiler & Şairler" Üzerine Yazılar/ G

7/1/2006: Bir "Güldeste": En Güzel Atatürk Şiirleri- Seçki (Antoloji)/ Şiirler & Şairler6/1/2006: “Şiir dediğimiz şey paylaşmak içindir”6/1/2006: Haydar Ergülen6/1/2006: Cemal Süreya ödülü Ergülen’in4/1/2006: Yeşilçam'ın Gölgesinde Kalmış Bir Toplumcu Şairimiz: Cahit IRGAT3/1/2006: 1940 Toplumcu Şairler Kuşağından: Enver Gökçe 2/ Başar ŞAHİN3/1/2006: 1940 Toplumcu Şairler Kuşağından: Enver Gökçe 1/ Başar ŞAHİN3/1/2006: Hasretinden Prangalar Eskiten Şair: Ahmed Arif2/1/2006: İstanbul Şiirleri: Şair İstanbul/ Nisan Serap Muratoğlu* 31/12/2005: Kubilay Olayı ( 23 Aralık 1930) ve Fazıl Hüsnü DAĞLARCA30/12/2005: Lale Müldür'ün yakında yayımlanacak 'Ultrazon'da Ultrason' adlı kitabından iki şiir.29/12/2005: Bir Site: Edebistan/ ...ve Şiir Yazıları28/12/2005: Bir Kitap: Nazım Hikmet'in Gerçek Yaşamı/ Kemal SÜLKER28/12/2005: Şiirin Dip Sularında'dan (Bütün Şiirler 4) iki şiir/ Sait MADEN28/12/2005: Poesia Dergisi'nde 'Yirminci Yüzyılın 400 Şairi'25/12/2005: Refik DURBAŞ/ Arif DAMAR (Ayın Şiiri- Cumhuriyet)25/12/2005: Türk Şiirinin Tarihçesi/ Feridun ANDAÇ25/12/2005: Türkiye'de Şiir Kuramı Üzerine Bir Kaynakça Denemesi/ G. Gonca Gökalp - Alpaslan :25/12/2005: Türk Edebiyatı: Şiir Kitapları 2004/ Ali ŞAHİN25/12/2005: 2002 ŞİİR YILLIĞI / Asuman Kafaoğlu- BÜKE... Devamı

31 12 2005

Yapraklara, Dallara...

  TÜM BLOGCU "OKUR-YAZAR"LARIN YENİ YILLARINI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLAR; YENİ YILIN SAĞLIK, MUTLULUK VE BAŞARI ; ÜLKEMİZE VE DÜNYAMIZA HUZUR VE BARIŞ GETİRMESİNİ; YENİ YILDA HERŞEYİN GÖNÜLLERİNCE OLMASINI DİLERİZ... SAĞLIK, MUTLULUK VE BARIŞ, KARDEŞLİK İÇİNDE NİCE NİCE YENİ YILLARA VE YENİ BLOGLARA... • A. Şahin'in Bloknotu• Güldeste• Kastamonu Net (Blogcu)• Öyküler & Öykücüler• Roman Yazıları• Şiirler & Şairler• Taşköprü'den Bakış• Yedinci Sanat• Yeni Edebiyat    ... Devamı

23 12 2005

Ceyhun Atuf KANSU/ Havza Yollarında Mustafa Kemal

  HAVZA YOLLARINDA MUSTAFA KEMALMahmur dağının başında bir duman bir dumanMustafa Kemal'in başında daha bir dumanDağ düşünür gündüz gece başından duman gitmezMustafa Kemal düşünür gündüz gece başından duman gitmezDağların başından duman eksik olmazSoy yiğidin başından duman eksik olmazMahmur dağının dumanlarına baktı da dediMustafa Kemal, Köroğlu olmak ne güzel şu dağlardaTutmak gece gündüz denizlerin yolunu, yol vermemekÜşümek, ateş yakmak, yola düşmek ne güzelBölmek orta yerlerinden gemilerin getirdiği güneşiBir sana bir bana sermek ne güzelÇakal dağının eteğine vardı ki Mustafa KemalVakit alaca karanlık, dağın eteğinde bir kahveKahvede düze inmiş eşkıya, Karadeniz uşaklarıKaynıyor Erzurum işi semaver, çay demleniyorUyanmış su gözleri adamların susuz gözleri sıcakMustafa Kemal baktı, tanıdı hepsi halkOturdular, hep beraber çayı içtilerOrdan burdan, dereden tepeden konuştularSabah güneşi gelip bağdaş kurdu bir yanaYarı karanlıktı yüzleri birden aydınlandılarAcı çekmiş, susamış, dağ çizgileri sertMustafa Kemal'in gözlerinde tek tek ışıdılarÇıktı kavak yaylasına oh, dedi Mustafa KemalÖlmez be, insan bu vatanı sevinceHalk kokusudur güller çimenlerden gelirOvaları sürenler aşağıda, ormanlarda bıçkı sesleriDağılmış Mahmur dağının dumanlarıÇekip cümle türküleri bir dere ışıltısıyla akarHavzaya vardım ki, kulağımızı koyalım birBağımsız yaşamak diyelim bir, dinle ne ses verirHavza pazarına inmiş allı morlu köylülerÇıkarlar ormanlardan gizli gizli, çağıralım birGelirler toplanırlar ateşimize onlar için yaktıkÖzgür yüreklerinin soluğunu üflesinler birSevelim dedi, Mustafa Kemal, sevelim birSelam verelim bir, selam alalım birHalk olmak ne güzel şeydir arkadaşlarŞu sabah çayını içelim bir kardeşçe sıcakYüzümüzü yunalım şu derede birSonra kursunlar darağacını kavgamızaAsarlarsa assınlar bizi düşlerimizden!Ceyhun Atuf KANSU                         ... Devamı

23 12 2005

Oyhan Hasan BILDIRKİ/ "Işık" (Şiir) ve "Atatürk Aramızda" (Seçki

IŞIK   Biraz ışık biraz daha Karanlık düşünceler kalksın ortadan Ve insan adına söylensin türküler   Söylensin ha Mustafa Kemallerce   O’ndan ilham alsın aşıklar söylesinler Işık ışık cümlemizin gözleri Köyde şehirde okunsun ilim   Okunsun ha Mustafa Kemallerce   Yürekler top top olsun yurt adına Hürriyet üstüne türküler söylensin Dünyanın dört bir yanında dört kardeş   Dolansın ha Mustafa Kemallerce   Biraz ışık biraz daha Çağda bizim tuzumuz da bulunsun Altın harflerle yazılsın adımız   Yazılsın ha Mustafa Kemallerce   Oyhan Hasan BILDIRKİ     "YAZIEDEBİYAT"/ Kasım '05 Önsöz Gibi...Hani ne derler... Hacı hacıyı Mekke'de, hoca hocayı tekkede bulurmuş... 2004 Şubatı'nda emekli oldum, nette sörf yaparken o kadar ilgimi çeken şeylerle karşılaştım ki, bunları paylaşmak gereksinimi olmadık şeyler yaptırdı bana... Kimi dosyaları çeşitli yerlerden bulduğum e-maillere gönderdim sırf paylaşmak için: Kimileri güzel yaklaştı, arkadaşlıklar gelişti, kimileri nerdeyse sapık gözüyle baktı, ne bileyim belki de bana öyle geldi... Baktım olmayacak bir sitede karar kıldım, kılmaz olaydım bu bir hastalıkmış meğer, dur durabilirsen...Derken bir gün bir dost aradı: Oyhan Hasan BILDIRKİ... Benim sitelerden birini bulmuş sevgili abim -işte nolacak edebiyat öğretmeni de edebiyat öğretmenini sitede bulur ancak- bir sohbet, iki sohbet derken bir de hısım çıkmayalım mı sana: Kastamonu'da çalışmış, Kastamonu'nun eniştesiymiş o da... Sonra birbirimizin baş okuru olduk... Baktım o da durmak bilmez... Hastalığı sardırdı yakaya... Eh napayım - laf aramızda sakın abim duymasın baktım o benden daha "ihtiyar"- dedim: "hocam bir ucundan da ben tutayım... " İşte "YAZIEDEBİYAT" böyle doğdu... Bu güzel ürünleri zevkle paylaşırken çorbada benim de tuzum olduğunu bilesiniz diye yazdım bunları... Bencillik işte... Ama büyük bir zevkle sunuyorum bunları beğeninize... Bakalım sizler ne diyeceksi... Devamı

22 12 2005

Mustafa Kemal ATATÜRK/ Bütün Eserleri 1- 15

Mustafa Kemal ATATÜRK/ Bütün Eserleri 1- 15 (Kaynak Yayınları, 1998- 2005)   Atatürk'ün Bütün Eserleri Mustafa Kemal Atatürk'ün yazdığı, söylediği ve imzaladığı bütün belgeler biraraya getiriliyor. Böylece Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimi süreci, bilim adamlarına, araştırmacılara, aydınlara, bütün yurttaşlara ve dünya kamuoyuna, özgün kaynaklardan, yanlışsız, eksiksiz ve yorumsuz olarak sunuluyor.   Projenin KapsamıTürkiye Devrimi'nin büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk'ün yazdığı, söylediği ve imzaladığı bütün belgeler biraraya getiriliyor. Böylece Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimi süreci, bilim adamlarına, araştırmacılara, aydınlara, bütün yurttaşlara ve dünya kamuoyuna, özgün kaynaklardan, yanlışsız, eksiksiz ve yorumsuz olarak sunuluyor. Neden "Atatürk'ün Bütün Eserleri"Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı, 1908 Devrimi öncesinden 1938'de hayata göz yummasına kadar toplumumuzun devrim süreçleriyle iç içedir. Başında bulunduğu eylem, yalnız ulusal tarihimize damgasını vurmakla kalmamış, insanlık tarihinin yaratılmasına da önemli katkıda bulunmuştur. Atatürk'ün ağzından ve kaleminden çıkan sözcükler, önderliğini ettiği Cumhuriyet Devrimi'nin en önemli göstergeleridir. Atatürk'ün düşünce ve görüşleri tarihsel akış ve bütünlük içinde anlamlıdır. Türkiye'de ilk kezAtatürk'e ait bütün yazı ve konuşmaların tarih sırasıyla bir araya getiren bir çalışma ölümünden 60 yıl sonra ilk kez gerçekleştiriliyor.Tarihin boşlukları doluyor"Atatürk'ün Bütün Eserleri" yalnız bir derleme ve özgün metinlere göre düzeltme çalışması değildir. Bir araştırma ve keşif faaliyetidir. Yurtiçinde ve yurtdışında, Cumhurbaşkanlığı Arşivi'nden Sovyet Devlet Arşivi ve ABD Senatosu Kütüphanesine kadar, özel ve devlet arşivlerinde gizlenen ya da kıyıda köşede kalmış belgelere ulaşmak için özel bir çalışma yürütüldü. Yüzlerce belge, yazı, mektup, demeç, tutanak, görüşme ve konuşma biraraya getirildi. İlk kez yayımlanacak Atat... Devamı

22 12 2005

Behçet Kemal ÇAĞLAR/ Nöbetçi Millet

NÖBETÇİ MİLLETYaradan hey Yaradan!Dört yıl değil bin yıl geçse aradanSensin ateş diye kanımızdakiSesin ışık diye önümüzdeki!Ey yanımızdakiBeş on mermere, bir avuç toprağa sığanSınırsız mavi umman hey!Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardınSen her köpürüp taşmanda;Her konuşmandaMilletin alın yazısını yeniden yazardın.Bakışların inanmayanı ezerdiSağ kolun bir tırpana benzerdi:Başlardı yurt tarlasında düşüncenin hasadı.Cümlelerin ya örsten kalkardıYa çıkardı kından.Başak saçların sarkardı harman alnından:Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine.Milyonlar katılırdı sözlerineMıknatısa koşan zerreler gibi.Köhne kanaatler, köhne küreler gibiSözünde çarpışıp düşerdi.Tam sustuğun gün kıyamet olduTam konuştuğun anlarsa mahşerdi:Rab, gökte "dinleyin" derdi meleklerine;Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine;Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine:Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine.Şimdi nöbetçi olmak için AnıtkabrineTamamlayabilmek için tavafınıSarmış yalın kılıçlar gibi etrafınıTutuyor nöbet.Bu millet:Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayanBu, üç kıtayı atının nallarıyla damgalayanBu, Timur'u, Atilla'yı, Oğuz'uBu, Yıldırım'ı, Fatih'i, Yavuz'uBu, seni yetiştiren ulu millet.Vakar ve haysiyetle dimdikUyanık, tetikAnıtkabrinde tutuyor nöbet.Dünya dönüp dolaşıpBoğazlaşıp dalaşıpErgeç ve ancakMilli misaklarda karar kılacak.Ey en büyük usta!Düşünen olmadı bu husustaSenden evvel ve senden ileri.İlk müjdeyi, ilk haberiSenden almıştı cihanTa o zamandanAnlayamadığına yansın.Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceğiUğrunda milyonların seve seve öleceğiEn büyük maksat içinDünyaya ilk karşı koyansın.Nasıl içimizdeysen bütün varınlaİşte öylece dünya davalarındasın!O ışık saçların, o alev sözlerinleO gök gözlerinle sen.Ey ıssız geceler içindenBize eşsiz sabahı getiren!Ey asırlardır dul bayrağın eşiEy geceyarılarımızın güneşiEy ışık saçlarEy yele kaşlarEy çekilmiş hançer bakışlarEy fikri döven şakaklarEy kalem parmaklarEy ay-yıldızlı elEy en güzelEy en büyükEy Atatürk!G... Devamı

22 12 2005

Attila İLHAN/ Kalpaklı Süvari

KALPAKLI SÜVARİ   Gecenin arkasında bir yerdeUfaldıkça gaz lambalarıNehrin omuzlarına yaslanıp yaslı bir dindarYalnızlıktan soğumuş dağlarKalpaklı bir süvari dolaşırmış gizlilerdeKöylüler böyle diyorlarYatsılarıNal sesleri duyulur mu yağmur olursaNe mümkün en ulus havalarda duyulacakErzurum'a doğru şah damarın oynar gibiGören eden yok her nasılsaKalpaklı olduğunu biliyorlarKemah köylüğünde fakir fukaraya azık dağıtsaymışÜçer arşın kefenlik İçlik ve mintanBirer kese sarı lira cep harçlığıOlur mu olmaz mı arsıı bilinmiyorTılhas'ta bir kağnıya dokunmasıyla bir ne halsaAraba traktöre tebdil olmuşAllah tarafındanTercan toprağındaki kerametiniAnlata anlata bitiremiyorlarKöylüler böyle diyorlarGecenin arkasında bir yerdeUfaldıkça gaz lambalarıNehrin omuzlarında yaslanmış yaslı ve dindarYalnızlıktan soğumuş dağlarKalpaklı bir süvari dolaşırmış gizlilerdeYatsılardaKemal Paşa diyorlar.Attila İLHAN KALPAKLI SÜVARİ Gecenin arkasında bir yerde Ufaldıkça gaz lambaları Nehrin omuzlarına yaslanıp yaslı bir dindar Yalnızlıktan soğumuş dağlar Kalpaklı bir süvari dolaşırmış gizlilerde Köylüler böyle diyorlar Yatsıları Nal sesleri duyulur mu yağmur olursa Ne mümkün en ulus havalarda duyulacak Erzurum'a doğru şah damarın oynar gibi Gören eden yok her nasılsa Kalpaklı olduğunu biliyorlar Kemah köylüğünde fakir fukaraya azık dağıtsaymış Üçer arşın kefenlik İçlik ve mintan Birer kese sarı lira cep harçlığı Olur mu olmaz mı arsıı bilinmiyor Tılhas'ta bir kağnıya dokunmasıyla bir ne halsa Araba traktöre tebdil olmuş Allah tarafından Tercan toprağındaki kerametini Anlata anlata bitiremiyorlar Köylüler böyle diyorlar Gecenin arkasında bir yerde Ufaldıkça gaz lambaları Nehrin omuzlarında yaslanmış yaslı ve dindar Yalnızlıktan soğumuş dağlar Kalpaklı bir süvari dolaşırmış gizlilerde Yatsılarda Kemal Paşa diyorlar. ATTİLA İLHAN   KALPAKLI SÜVARİ Gecenin arkasında bir yerde Ufaldıkça gaz lambaları Nehrin omuzlarına yasla... Devamı

22 12 2005

Atatürk Şiirleri Antolojisi / Yusuf ÇOTUKSÖKEN

Önsöz Atatürk'ün yaşamı, kişiliği, savaşları, devrimleri... üzerine bugüne değin binlerce şiir yazılmıştır. Ancak bunların tümünü şiir olarak kabul etmek olanaksızdır. Çoğu manzume düzeyinde bile değildir. Atatürk Şiirleri Antolojisi'ne alınan şiirlerin belirli bir özelliği vardır. O da, bu şiirlerin dili ve içeriği nedeniyle sevilmesi, pek çok antolojiye alınması ve Atatürk'ü anma törenlerinde sıklıkla okunmasıdır. Antolojide şiirleri sıralarken başlıklarını dikkate aldık. Böylece okur ilk bakışta şiirin içeriğiyle ilgili ön bilgileri almış olacak. Öğrenciler ve okur, bu şiirler aracılığıyla Atatürk'ün kişiliği, devrimleri, eserleri üzerine genel bilgiler edinebilecek, izlenimler alabilecektir. Zaten, bu kitabın da amacı, şiirler yoluyla okurda hem bir estetik tat oluşturmak hem de okura ozanların Atatürk'ü ve eserini nasıl gördüklerini göstermek ... Binlerce şiirden seçebildiğimiz bunlar. İsteyen okur, bu konuda hazırlanmış antolojilere de bakabilir. Kitabın Kaynakça bölümünde bu antolojilerin adlarını verdik. Şimdi sıra sizde sevgili okurlar. Size iyi okumalar ...   Yusuf ÇOTUKSÖKEN   İçindekiler Önsöz     IX Atatürk Şiirleri Üzerine     XI Alfabetik Atatürk Şiirleri     13 Adına Yazdığım Şiirlerden - Ethem Yazgan         14 Ağıt - âşık Veysel         15 Ağıt-Destan - Orhan Şaik Gökyay         16 Ağustos Şafağı - Şahinkaya Dil         17 Asırlarca - Behçet Kemal Çağlar         18 Atama Ağıt - Kemalettin Kamu         19 Atatürk - Faruk Nafız Çamlıbel          21 Atatürk - Cahit Sıtkı Tarancı          22 Atatürk - Hasan-âli Yücel       ... Devamı

22 12 2005

Şiirlerle Atatürk/ Yekta Güngör Özden

Yekta Güngör ÖzdenŞiirlerle Atatürk Sabahattin Ali, Aşık Veysel, Abdülkadir Bulut, Behçet Kemal Çağlar,Faruk Nafiz Çamlıbel, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ziya Gökalp, Attilâ İlhan,Ceyhun Atuf Kansu, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Cahit Külebi, Behçet Necatigil,Ümit Yaşar Oğuzcan, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Yekta Güngör Özden,Nâzım Hikmet Ran, Cahit Sıtkı Tarancı, Mehmet Emin Yurdakul... 134 şairden 202 şiir...Yekta Güngör Özden’in titiz derlemesiyle en geniş ve en yeni Atatürk şiirleri seçkisi... Genişletilmiş 4. baskı, 400 sayfa, 10 YTL İÇİNDEKİLER Önsöz Sadiye AKAYÖrnek Atatürk’ümüz Nahit Ulvi AKGÜNAtatürk Sabahattin Kudret AKSALBir Resimde Atatürk Doğan Naci AKSANAnıtkabir Sabahattin ALİBenim Aşkım Mahmut ALPTEKİNÇaldağı’nda Bir Mustafa Kemal Gecesi Ahmet ALTÜMSEKAtatürk’ün Yolunda Melih Cevdet ANDAYAtatürk'ün Bir Saati VardıRıza APAKAtatürk Deyince Süleyman APAYDINYıkın HeykellerimiTalip APAYDINNutuk Adnan ARDAĞIHer Mevsimde Çocuklarla Atatürk 10 Kasımlı Sonbahar AtatürkM. Sunullah ARISOYIV. Hem Övgü, Hem Ağıt (Mustafa Kemal Türküsü'nden) Orhan ASENAAtatürk Arif Nihat ASYAO M. Sami AŞARAtatürk Özlemi Aşık VEYSELAğıt T. Turan ATASEVERO, Atatürk Oğuz Kâzım ATOKEşsiz Yürek Osman ATTİLAAh Bu On Kasım’larEdip AYELAnt Sami AYHANAtatürk Türkiye BAŞARANYaşıyorsun İhsan Fikret BİÇİCİÇıkmamız Gerek Artık Ali İhsan BEYHANSen Gereksin Bize Tahsin BİLENGİLAtatürk Ali F. BİLİR Mustafa Kemal’in Düşleri Salâh BİRSELSisten Sonra Türkiye Şarkısı Osman BOLULUYine Kahrolası Kasım E. Sezai BOZDOĞANÇocuğuma Kâmûran BOZKIRBir Şiirden Parçalar Trakyalı Âşık Halil (Halil Tekin BUÇAK)Çakır’ın Destanı Abdülkadir BULUT10 Kasım Duvarı İbrahim Zeki BURDURLUMustafa Kemal Atatürk Mustafa CANAtatürk Mustafa CANBOLATMustafa Kemal’i Gördüm Mustafa Kemal’i Gördüm Mustafa CEYLANAtatürk Bedrettin CÖMERTHerşey Mustafa KemalBehçet Kemal ÇAĞLAR - Faruk Nafiz ÇAMLIBELOnuncu Yıl Marşı Behçet Kemal ÇAĞLARİzinde O İhtilâl Bayrağı Gö... Devamı

19 12 2005

Yakup Kadri’den Atatürk’e Bir Mektup/ Ahmet Tetik

Sunuş Yakup Kadri’nin hayatında İsviçre’nin önemli bir yeri var. Birinci Dünya savaşı yıllarında geçirdiği uzun bir rahatsızlık döneminden sonra İsviçre’ye gider ve ancak Mondros Mütarekesinden sonra yurda döner. Millî Mücadele dönemi boyunca Atatürk’ün başlattığı hareketi yazılarıyla destekler. Cumhuriyet kurulduktan sonra da Hakimiyet-i Milliye ve Cumhuriyet’te yazılarına devam eder. 1926 yılında tedavi için tekrar İsviçre’ye gitmek zorunda kalır.1Yakup Kadri gibi bir yazarın, bu uzun süreli kalışta bir şeyler yazmamasını düşünmek zor. Nedense bugüne kadar bütün eserlerini yayınlayanların bir türlü günümüz okuyucusuna ulaştırmadıkları eseri, Alp Dağlarından ve Miss Chalfrin’in Albümünden adını taşıyor. 1942 yılında Remzi Kitabevince baskısı yapılan eserin başka bir basımına rastlayamadık.2Eserin basımına dair “Birkaç söz” kaleme alan Yakup Kadri, bu eseri şöyle tanıtıyor: “Alp Dağlarından ile Miss Chalfrin’in Albümünden’i arasında ne yazılış tarihleri itibariyle ne de onları doğurmuş olan ruh ve fikir bakımından hiçbir akrabalıkları yoktur. O kadar ki Miss Chalfrin’in Albümü –hele birinci kısımda– bundan büsbütün başka bir muharrir tarafından yazılmış gibidir. ‘Buna rağmen, birbirine bu derece yabancı yazılar bir ciltte neden toplanmış?’ diye sorulabilir. İşte, böyle bir suali önlemek içindir ki şu birkaç sözü söylemek lüzumunu duydum. İlk bakışta birbiriyle hiç alâkası yok gibi görünen Alp Dağlarından ile Miss Chalfrin’in Albümü iç örgüleri itibariyle bir sikkenin yüzü ve tersi gibidirler. Zira, Alp Dağlarından şarklı gözüyle Avrupa’nın, Miss Chalfrin’in Albümü de garplı gözüyle şarkın kabataslak bir tablosudur ve her ikisi de benim fikrî gelişmemden iki esaslı merhalenin müşterek işaretini teşkil etmektedir.”Eserin kendisi ayrı bir yazı konusu. Yakup Kadri’nin ikinci kez geldiği döneme ait yazıları Alp Dağlarından başlığında toplan... Devamı

17 12 2005

Taşköprü'den Bakış /17/12/2005 - Taşköprü ve Kastamonu Linkl

Kastamonu Net • 14/12/2005 - Kastamonu Gazeteleri Kategori: Merkez Ilce Kastamonu Net http://kastamonunet.sitemynet.com/   http://www.nasrullahgazetesi.com       http://www.kastamonupostasi.com     http://www.sozcugazetesi.com/web/    e-Kastamonu.NET   http://www.e-kastamonu.net/modules.php?name=makale&op=all_makkales   Amatörce Edebiyat'ta Kastamonu http://www.amatorceedebiyat.com/eserler.asp?id=3562     ***          ***           ***   SİTELER:             A.Şahin'in Bloknotu http://www.blogcu.com/alsah  Edebiyathttp://a.alisahin.sitemynet.com/ Edebiyat 2000- 2005 http://alisahin37edebiyat2005.sitemynet.com/ Edebiyat Dünyası http://alsah.sitemynet.com/index/ En Güzel Atatürk Şiirleri/ Seçki http://www.blogcu.com/Guldeste/ Gerçeğin Sesi http://bariscanogul.sitemynet.com/ Gökırmak http://gokirmak37.sitemynet.com/ Kastamonu Net http://kastamonunet.sitemynet.com/ Kişisal Sitem http://alisahin_37.sitemynet.com           Kişisel Sayfam 2 http://www.radikal.com.tr/uyelik/ozel_sayfa.php?uye=98435&tam_liste=1 Kişisel Sayfam http://www.radikal.com.tr/uyelik/ozel_sayfa.php?uye=67367 Taşköprü'den Bakış http://www.blogcu.com/alisahin37 Taşköprü'den Esintiler 2 http://taskoprudenesintiler.sitemynet.com/ Taşköprü'den Esintiler http://alisahin37.sitemynet.com/alsah/ Taşköprü'nün Sesi http://taskoprununsesi.sitemynet.com Yazıhamit Köyü http://yazihamit.sitemynet.com/ Yedincisanat http://www.blogcu.com/yedincisanat/ Yeni... Devamı

14 12 2005

Mustafa Kemal ATATÜRK/ Türk Kadını

TÜRK KADINI Büyük atalarımız ve onların anaları, tarihin, olayların tanıklığıyla sabittir ki, cidden yüksek faziletler göstermişlerdir. Burada birçok noktalardan sayabileceğimiz o faziletlerin en büyüğü ve en ehemmiyetlisi kıymetli evlâtlar yetiştirmeleriydi. Şunu söylemek istiyorum ki, kadınlarımızın umumî vazifelerde üzerlerine düşen hisselerden başka kendileri için en ehemmiyetli, en hayırlı, en faziletli bir vazifeleri de iyi anne olmaktır. Bugünün anaları için gerekli özellikler taşıyan evlât yetiştirmek, evlâtlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak, pek çok yüksek özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız hattâ erkeklerden daha çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmağa mecburdurlar. Eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa böyle olmalıdırlar.1923 Bizce: Türkiye Cumhuriyet anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en muhterem mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir mevcudiyettir. Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasının talep etmemiştir. Allah'ın emrettiği şey, erkek ve kadının beraber olarak ilim ve bilgiyi kazanmasıdır. Kadın ve erkek bu ilim ve bilgiyi kazanmasıdır. Kadın ve erkek bu ilim ve bilgiyi aramak ve nerede bulursa oraya gitmek ve onunla donanmak mecburiyetindedir. İslâm ve Türk tarihi tetkik edilirse görülür ki, bugün kendimizi bir türlü kayıtlarla bağlı zannettiğimiz şeyler yoktur. Türk sosyal hayatında kadınlar ilim ve bilgi yönünden ve diğer hususlarda erkeklerden asla geri kalmamışlardır. Belki daha ileri gitmişlerdir.1923 Türk kadını dünyanın en münevver, en faziletli ve en ağır kadını olmalıdır. Ağır siklette değil; ahlâkta, fazilette ağır, ağırbaşlı bir kadın olmalıdır. Türk kadınının vazifesi, Türk'ü zihniyetiyle, bazusiyle, azmiyle koruma ve müdafaaya gücü yeter nesiller yetiştirmektir. Milletin kaynağı, sosyal hayatın esası olan kadın, ancak faziletli olursa vazifesini yapabilir. ... Devamı

08 12 2005

Gençliğin Ata'ya Cevabı

Gençliğin Ata'ya Cevabı EY BÜYÜK ATA!Varlığımızın en  mukaddes temeli olan,Türk istiklalinin ve Türk Cumhuriyetinin ebedi bekçileriyiz. Bu karar,sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.İstikbalde, hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecektir.Bizler, bütün hızımızı senden, milli tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez insan ateşinden alıyoruz.Senin kurduğun temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur.En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve Cumhuriyeti,mevcudiyetimizin esası olarak,eğilmez başların,bükülmez kolların,yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesilden nesile devredilecek.Bu mukaddes emanete yönelen dahili ve harici bütün tecavüzler,iman dolu göğsümüze çarparak parcalanacaktır.İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar en modern silahlarla mücehhez olarak,en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi,milli şuurumuzu ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır.Çünkü; İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedenler,karşılarında beş bin yıllık şerefli Türk tarihinin yılmaz evlatlarını,cumhuriyeti ve inkılaplarının feyizli ve imanlı gençlerini bulacaklardır.EY TÜRK'ÜN BÜYÜK ATASI ! İstikbal ve Cumhuriyeti korumak mecburiyeti hasıl olursa içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun,kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp,her güçlüğü yenmek azmindeyiz. ... Devamı

07 12 2005

Attila İLHAN/ Mustafa Kemal

MUSTAFA KEMAL Dağ başını efkâr almış, gümüş dere durmaz ağlar, gözyaşından kana kesmiş gözlerim, ben ağlarım, çayır ağlar, çimen ağlar, ağlar, ağlar, cihan ağlar. Mızıkalar iniler, ırlam ırlam dövülür, altmış üç ilimiz, altmış üç yetim, yıllar gelir geçer, kuşlar gelir geçer, her geçen seni bizden parça parça götürür, Mustafa'm, Mustafa Kemal'im. Diz dövdüm, gözlerim şavkı aktı Sakarya'nın suyuna, Sakarya'nın suları nâmın söyleşir. Hemşehrim Sakarya, öksüz Sakarya. Ankara'dan uçan kuşlar, Kemal'im der günler günü çağrışır, kahrolur bulutlara karışır, gök bulut, yaşmak bulut, uca dağlar, dev boyunlu morca dağlar divan durmuş bekleşir, Mustafa'm, Mustafa Kemal'im. Nasıl böyle varıp geldin, hoşgeldin, çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin, şol yüzünde güneş südü sıcaklık, ellerinden öperim, Mustafa Kemal. Senin dalın, yaprağın, biz, senin fidanların, biz bunları yapmadık, sen elbette bilirsin, bilirsin Mustafa Kemal. Elsiz, ayaksız bir yeşil yılan, yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal. Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler, çün buyurdun kesenleri astılar, sen uyudun asılanlar dirildi, Mustafa'm, Mustafa Kemal'im. Karalar kuşanmış, Karadeniz akmam diyor, dokunmayın, ağlamaktan bıkmam diyor, bu gece kıyamet gecesi, bu vapur Bandırma vapuru, yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal, ben ölümden korkmam diyor, korkmam diyen dilleri toz oldu, toprak oldu, değirmen döndü dolandı, yıllar oldu, bir kusur işledik bağışlar mı kimbilir, o bize öğretmedi kazan kaldırmasını, günahı vebali öğretenin boynuna, erdirip oldurana ana avrat sövmesini, yüreğim kırıldı kanım kurudu, var git Karadeniz var git başımdan, mızıka çalındı düğün mü sandın, bir yol koyup gideni gelir mi sandın, Mustafa'm, Mustafa Kemal'im. Ankara'nın taşına bak, tut ki baktım, uzar gider efkârım, çayır ağlar, çimen ağlar, ben ağlarım, gözlerimin yaşına bak, Ankara... Devamı

05 12 2005

Mustafa Kemal ATATÜRK/ Yaşamı 2

ATATÜRK'ÜN KENDİSİNİ TANIMLAMASI:(1) "Benim hayatta yegane fahrim (onurum), servetim, Türklükten başka bir şey değildir.""Bana, insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek fevkaladelik, Türk olarak dünyaya gelmemdir."(2) Bir İngiliz'in "siz hangi asil ailedensiniz?" sorusuna verdiği yanıt: "Anasının ve babasının asilliğiyle iftihar eden Teodoz, İtalya Yarımadasına inmek isteyen Türk Atilla'ya barış görüşmesinden önce sormuş: 'Siz hangi asil ailedensiniz?' Atilla'da ona cevap vermiş: 'Ben asil bir milletin evladıyım!' işte benim cevabımda size budur!"(3)Sanki yeni Rıza Nurlara cevap vermiş." Türk, Türk olduğu için asildir... çoğumuz, büyük babamızın babasını hatırlamayız. Bütün soy gururumuzu, Türk olmanın içinde buluruz."(4) "... Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım (dır)"(5) "Millî mevcudiyetimize düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı...'Türk'üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi!' diyelim"(6) " Mensup olduğum Türk milletinin şan ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım ve şerefim vardır..."(7)Atatürk kendisini böyle tanımlıyor. Ben bir Türk'üm diyor ve bundan gurur duyuyorum diyor. Kişi, hissettiği milletten olduğuna göre bu sözler üzerine daha denecek bir şey yoktur. M. Kemal, bir Türk'tür ve koca bir Türk'tür, Türk'ün Atası'dır. Türk milletine, unuttuğu milli kimliğini tekrar kazandıran, ümmetten Türk milletine dönmesini sağlayan bir Türk'tür. Yeni Rıza Nurlara bunlar da yetmeyecektir. Hiç gerek olmadığı halde, konuya tam açıklık getirmek için, ana ve baba soyunu da irdeleyeceğiz. Kimdir, kimlerdendir ona bakacağızMUSTAFA KEMAL'İN ANNESİ YÖRÜK TÜRKMEN’ DİR. Zübeyde Hanım'ın soyu Yörük'tür. Fatih döneminde Karamanoğlu Beyliği'nin yıkılmasından sonra (1466), Balkanlar'da fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir. Konya bölgesinden geldikleri için bunlar, "Konyar... Devamı

05 12 2005

Mustafa Kemal ATATÜRK/ Yaşamı 1

TÜRKİYE  CUMHURİYETİ'NİN  KURUCUSU  VE  İLK  CUMHURBAŞKANI  ATATÜRK       Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te doğdu. 1888 yılında babasını kaybetti. Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.     1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi. Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Ke... Devamı

05 12 2005

Mustafa Kemal ATATÜRK/ Gençliğe Hitabe

GENÇLİĞE HİTABE     Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.   Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.   Ey Türk İstikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!              20 Ekim 1927... Devamı

05 12 2005

Mustafa Kemal ATATÜRK/ Şiirler (Kendi Yazdığı Şiirler)

K. Atatürk   ******************** YAZDIĞI ŞİİRLER BİR ASKERİN MEZARINA Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir,Beyaz taş var, onun altında bayraklar Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken...Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevtİle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş birAsker yatıyor...Onun hâbı istirahate çekildiği şuMakberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlarNâle eylediler, çocuklar ağladılar.Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak,Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhtereminCâyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatanOna nâilini intizar olmuş!...MUSTAFA KEMAL· Harbiye talebesi iken yazmıştır. HAKİKAT NEREDE? Gafil, hangi üç asır, hangi on asırTuna ezelden Türk diyarıdır.Bilinen tarihler söylememiş bunuKalkıyor örtüler, örtülen doğacak,Dinleyin sesini doğan tarihin, Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafakYalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunlarıDoğudan çıkan bizNerde olsa, ne olsa kendimizi bilirizTürk sadece bir milletin adı değil,Türk bütün adamların birliğidir.Ey birbirine diş bileyen yığınlar,Ey yığın yığın insan gafletleriYırtılsın gözlerdeki gafletten perde,Hakikat nerede? MUSTAFA KEMAL   BEŞİKE HÂDİSESİ İÇİN Çıkıyor gönüllere istimdadıSâmiamda vatanın feryâdıÇıkıyor gönüllere istimdadıYaralı bir ananın evlâdıEtmesin mi anaya imdadı? Rumeli can veriyor yok mu ilaç.Edelim sıhhatini istimzaç;Etmeyelim kimseyi izaç?Zırhlılar her yeri tehidt ediyor,Makedonya bunu tes'it ediyor.İnkırazı bize teyit ediyor.Yemenin purişi malumu cihanNe için eyledi millet isyân?Zulme ister mi bu yoldan burhanTuruşkalar bile aldı meydanHani kânun-u adaâlet nerede?Mülk-ü millette himâye saadet nerede?Haricen mülk-ü himaye nerede?Bizde evvelki şecaat nerede?Gelse Ertuğrul şöhret-i pervasEder elbette tahayyür ibrazVatanın feyzine kâdir olamazYeniden fethine verseydi cevâz...Yıldırım görse şu ahvâlimiziAteş ... Devamı

05 12 2005

Mustafa Kemal ATATÜRK/ 10. Yıl Söylevi

"Türk Ulusu! Kurtuluş Savaşı' na başladığımızın 15'inci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun! Bu anda büyük Türk Ulusunun bir bireyi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve coşkunluğu içindeyim. Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bundaki başarıyı, Türk Ulusunun ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimle yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı hiçbir zaman yeterli görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunluluğunda ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız. Ulusumuzu en geniş refah araç ve kaynaklarına sahip kılacağız. Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bize zaman ölçüsü geçmis yüzyılların gevşetici görüşüne göre değil, çağımızın hız ve hareket kavramına göre düşünülmelidir. Geçen zamana oranla, daha cok çalışacağız. Bunda da başarılı olacağımıza kuşkum yoktur. Çünkü Türk ulusunun karakteri yüksektir. Türk Ulusu çalışkandır. Türk Ulusu zekidir. Çünkü Türk Ulusu, ulusal birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Çünkü Türk Ulusunun yürütmekte olduğu yükselme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müsbet bilimdir. Şunu da önemle belirtmeliyim ki, yüksek bir insan topluluğu olan Türk Ulusunun tarihsel bir niteliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki ulusumuzun yüksek karakterini, yorulmaz calışkanlığını, doğuştan zekasını, bilime bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, ulusal birlik duygusuna ara vermeden ve her türlü araç ve önlemlerle besleyerek geliştirmek ulusal ülkümüzdür. Türk Ulusuna çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün insanlığa gerçek huzurun sağlanması yolunda, kendine düşen uygarca vazifeyi yapmakta başarılı kılacaktır. Büyük Türk Ulusu! Onbeş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde ... Devamı