ADD Başkanından 'Tehdit' Vurgusu

28/5/2007 · Kategori: Secki

ADD başkanından 'Tehdit' vurgusu

ADD Başkanı Şener Eruygur, 'Kimsenin gücü devrim yasalarını değiştiremez' derken, Türkiye'nin 1. Dünya Savaşından bu yana en büyük tehditle karşı karşıya olduğunu savundu.
28 Mayıs 2007 00:00
Yazı boyutunu büyütmek için            
ADD başkanından 'Tehdit' vurgusu

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, hiç kimsenin gücünün, devrim yasalarının değiştirilmesine yetmeyeceğini söyledi.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur ve emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği'nin konuğu olarak "Cumhuriyetimize Sahip Çıkmak" konulu konferansta konuştu. Londra'daki konferansta konuşan Eruygur, Türkiye'de sağ-sol mücadelesinin geçerliliğini yitirdiğini, bunun yerine 1923'de kurulan Cumhuriyet'in o gün düşünülen değerleriyle savunulmasını isteyenlerle, içeriğinin değiştirilmesini isteyenler arasında kıyasıya bir mücadele başladığını ileri sürdü. Cumhuriyet karşıtlarının çok organize şekilde Cumhuriyet'in değerlerini aşındırmak için çalıştıklarını ifade eden Eruygur, yenilikçi denilen ve işi Cumhuriyeti korumak olanların ise eksikleri bulunduğunu söyledi.

Bayramdan bayrama ya da 10 Kasım'dan 10 Kasım'a Atatürk'e bağlılık mesajları verilmesinin yeterli olmadığını, "nasıl olsa ordumuz var" düşüncesinin yanlış olduğunu ifade eden Eruygur, "14 Nisan'da yapılan mitingin Atatürk gibi davranarak, sorumluluğu üstlenmenin en güzel örneğini oluşturduğunu" kaydetti. Ankara ve onu izleyen mitinglerin sokak hareketleri olarak yorumlanmasına da karşı çıkan Eruygur, meydanlarda yanlışlara karşı çıkmaktan daha demokratik bir hareket olamayacağını kaydetti.

Meydanlara çıkanların Atatürk'e bağlılıklarını ve rejimin değiştirilmesine izin verilemeyeceğini haykırdıklarını belirten Eruygur, devrim yasalarının değiştirilmesine kimsenin gücünün yetmeyeceğini söyledi. Bazı kesimlerin "ulusal iradeyi temsil ediyoruz, millet istiyor, rejimi değiştireceğiz" dediklerini belirten Eruygur, kimsenin saltanatı geri getiremeyeceğini, milli iradenin Atatürk'ün Amasya'da, Sivas'ta başlattığı iradenin ta kendisi olduğunu ifade etti. Dünyadaki stratejik dengelere de dikkat çeken Eruygur, Türkiye'de rejimi değiştirmek isteyenlerin, Türkiye üzerinde yapılan hesapları da fırsat bildiklerini, ortaya ılımlı İslam tezinin atıldığını belirterek, Atatürkçü düşüncenin çağdaş yorumunun yapılması ve bunun politikacıların önüne konulmasının, ülke çıkarlarının her şeyin önünde tutulmasının şart olduğunu bildirdi.

KILINÇ'IN KONUŞMASI

 Toplantıda konuşan eski MGK genel sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç da Türkiye'nin 21. yüzyılda stratejik ortaklıklar oluşturmak için öncelikle hedeflerini doğru belirlemesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin Irak savaşıyla birlikte 4 yıldır ABD ile komşu olduğunu da belirten Kılınç, "yeni haritalar kapsamında bir Kürdistan devleti oluşturulmakta olduğu" uyarısında bulundu. Asıl hedefin, bu devleti Türkiye ve diğer komşu ülkeler aleyhine büyütmek olduğunu belirten Kılınç, nihai amacın ise Ortadoğu petrol ve doğal gazını kontrol altında tutmak olduğunu söyledi.

Bu gelişmeler çerçevesinde ABD ile Avrupa ülkelerinde güvenlik algılamalarının farklılaşmaya başladığını, SSCB'den kopan devletlerin güvenlik ve ekonomik ihtiyaçlarını AB, NATO ve ABD'de aramaya başladıklarını anlatan Kılınç, dış güçler tarafından jeoplitik ve jeostratejik açıdan son derece önemli olan Türkiye'nin gelişmesi ve büyümesinin istenmediğini söyledi. Irak'taki gelişmelere de dikkat çeken ve bunların Türkiye içindeki ayrılıkçı unsurların azgınlığına yol açtığını belirten Kılınç, "dış emperyal güçler yanında, hemen güney hududumuzda gelişen durum ve içimizdeki işbirlikçiler ve ayrımcıların çabaları sonucunda Türkiye'nin jeopolitik önemi aleyhimize işlemeye başlamıştır" diye konuştu.

BÜYÜK TEHDİT

Kılınç, dış güvenlik kadar iç güvenlik açısından da çağdaşlaşma çabaları açısından da "Türkiye'nin Birinci Dünya Savaşından bu yana en olmadık şekilde büyük bir tehdit altında olduğunu" söyledi.

Devletin laik yapısını hedef alan irticai tehdidin de pusuya yatmış ve dış destekten medet umar hale gelmiş olduğunu savunan Kılınç, Türkiye-ABD ilişkilerinde yaşanan sıkıntılara da değindi. 21. yüzyılda ABD dışında başta AB olmak üzere Rusya, Çin, Hindistan, Japonya gibi yeni güç merkezlerinin oluşacağını söyleyen Kılınç, Türkiye ve İran'ın da önemli rol oynama kapasiteleri bulunduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin bu güç merkezlerinden hangisiyle daha faydalı işbirliği yapabileceği sorusuna yanıt aranması gerektiğini belirten Kılınç, Irak'taki gelişmelere bakıldığında, Türkiye'nin her an bir sıcak çatışmanın içine girebileceği uyarısında bulundu.

NATO'nun işlevinin de sorgulanmaya başlandığını belirten kılınç, "ABD küresel hakimiyeti için zaman zaman BM ve NATO'yu kullanmaktadır. Günümüzde NATO belirsizlikler içinde Batıya yönelecek tehdide karşı kullanılacak bir güç olarak görülse de özellikle asimetrik savaş kavramı içinde etkinlikle kullanılabilecek bir yapıda olmadığı açıktır. Diğer taraftan, Türkiye'nin Batı hegemonyasından ve sömürgesinden kurtulmasının bir şekilde NATO'dan ayrılmasıyla sağlanacağı değerlendirilmektedir" dedi.

Bu çerçevede Türkiye'nin 21. yüzyılda öncelikle NATO'dan ayrılması, ABD ve AB içinde aranılan bir güç haline gelmesi gerektiğini savunan Kılınç, bu durumda Türkiye'nin başta Rusya, diğer güç merkezleri için de cazibe oluşturacağını söyledi. Eruygur ve Kılınç daha sonra dinleyicilerin sorularını yanıtladı.

AA

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »